Bir şehrin kıyısından kısa notlar
Okuma Listesi · 22 Ekim 2026 · 4 dk

Kent okumaları: Calvino ve Perec ile şehri kitapla yürümek

Kent okumaları: Calvino ve Perec ile şehri kitapla yürümek

Şehir üzerine yazılmış kitaplar çoğu zaman bir rehber gibi okunur. Hangi semtte ne var, nereye gidilir, neye bakılır. Oysa edebiyat, şehri anlatmanın başka yollarını da bulmuştur. Bazı yazarlar şehri bir harita gibi değil, bir bellek gibi kurar. Bu yazıda, kent üzerine iki önemli kitabı ve onları okurken gözden kaçmaması gereken noktaları ele alıyorum.

Seçtiğim iki kitap, Italo Calvino'nun Görünmez Kentler'i ile Georges Perec'in Yaşam Kullanma Kılavuzu'dur. Biri bir hükümdarla bir gezginin konuşmalarından, diğeri bir apartman binasının kesitlerinden oluşuyor. İkisi de şehri parça parça ve yavaş yavaş anlatır.

Calvino: şehir bir konuşmadır

Görünmez Kentler, Marco Polo ile Kubilay Han arasındaki bir dizi konuşma üzerine kuruludur. Polo, hükümdara gördüğü kentleri anlatır. Her anlatı kısa bir paragraftan ibaret olabilir, ama her biri başka bir şehrin ruhunu taşır. Bazı kentler hafızaya, bazıları arzuya, bazıları ölüme göre kurulmuştur.

Kitabın en güçlü yanı, şehri gerçek bir haritaya bağlamadan düşünmeye zorlamasıdır. Okurken şu soruları kendine sorabilirsin:

  • Bu kent, benim şehrimde hangi duyguya karşılık geliyor?
  • Anlatıcı neyi gizliyor, neyi açıkça söylüyor?
  • Kent bir insana mı, bir zamana mı benzetiliyor?

Calvino'nun şehirleri gerçekte var olmayabilir, ama bizim şehirlerimizi okumamıza yardım ederler. Bir sokağa baktığında, orada bir hikâye aramaya başlarsın.

Perec: bina bir hayatlar listesi

Yaşam Kullanma Kılavuzu, Paris'te bir apartman binasının kesitini anlatır. Her bölüm, binanın bir odası ya da bir dairesi üzerinden hayatlar, eşyalar ve olaylar hakkında bilgi verir. Kitap kronolojik değildir. Okur, bir bölümden diğerine geçerek binanın zamanını ve mekânını bir arada görür.

Perec'in yöntemi, ilk bakışta soğuk görünebilir. Envanter, liste, ayrıntı... Ama bu sayımın altında derin bir sıcaklık vardır. Her eşya, her kişi, bir yaşamın izini taşır. Okurken şehrin her binasının bir hayat listesi olduğunu düşünmeye başlarsın.

Bu kitap, şehrin mekânsal hafızasını anlamak için de iyi bir örnektir. Bir binanın hangi katında kimin yaşadığı, hangi duvarın hangi hikâyeyi sakladığı, hep bir arada düşünülür.

İki kitabı birlikte okumak

Calvino ve Perec aynı konuyu farklı yönlerden ele alır. Calvino şehri hayal gücüyle açar, Perec ise gerçekliğin ayrıntısına iner. Biri uçar, öteki yere iner. Birlikte okunduklarında şehri hem bir düş hem de bir yerleşim olarak düşünmeni sağlarlar.

Kent okumasına başlamak isteyen biri için iyi bir yol, önce Calvino'yu okuyup sonra Perec'e geçmektir. Böylece önce şehrin ruhunu, sonra onun taşını tanımış olursun.

Kitapla yürümek

Kent kitaplarını okumanın en verimli yollarından biri, okurken yürümektir. Calvino'nun bir kenti üzerine düşünürken bir sokağa girmek, Perec'in bir binasını okurken bir apartmanın önünde durmak, metinle şehir arasında bir köprü kurar. Yürüyüş, okumanın soyutluğunu toprağa indirir.

Bu yöntemle okurken dikkatini iki katmana ayırabilirsin. Birincisi metnin dünyası: hangi kent, hangi bina, hangi cümle. İkincisi ise bulunduğun yer: hangi sokak, hangi kapı, hangi ses. İki katman birbirini sürekli düzeltir. Kitaptaki bir tarif, sokaktaki bir ayrıntıyla eşleştiğinde beklenmedik bir anlam kazanır.

Kitabı çantanda taşımak zorunda değilsin. Önemli olan, bir bölümü zihninde taşıyıp şehirde dolaşmak. Bir kenti kitabın tarifiyle yeniden kurmaya çalışmak, şehri kendi gözünle okumanın hem zor hem de keyifli bir alıştırmasıdır.

Kent kitabında zaman

Calvino'da zaman, şehirlerin arasında dolaşan bir iplik gibidir. Her kent bir anıyı, bir arzuyu ya da bir kaybı taşır, ama bu anılar kronolojik bir sırayla dizilmez. Okur, şehirleri bir arada tuttuğunda zamanın doğrusal olmadığını fark eder.

Perec'te zaman ise bir binanın katları üzerinden akar. Her daire farklı bir yılın, farklı bir hayatın izini taşır. Bina, bir zamanın ölçüsü olur. İki yazarın zamana bakışı, kent okumasının iki farklı ölçeğini gösterir: biri düşünsel, öteki somut.

Okumaya nereden başlamalı?

Kitapları hangi sırayla okuyacağına karar verirken, kendi sabrını da hesaba kat. Calvino kısa bölümlerden oluştuğu için, kısa aralıklarla okumaya uygundur. Perec ise her bölümde bir öncekine göre daha fazla ayrıntı istediğinden, sakin bir zamana ihtiyaç duyar. İkisini art arda okumak yerine, aralarına başka bir kitap koymak da iyi bir fikir olabilir.

İzmir'de okuma notları

Bu iki kitabı İzmir'de okumak ayrı bir deneyim olabilir. Kordon'da bir banka oturup, Calvino'nun bir kentini okumak ilginç bir eşleşme yaratır. Ya da Kemeraltı'nın bir köşesinde Perec'in apartman mantığını düşünmek, sokaktaki binaların katlarına bakmanı sağlar.

  • Kitabı bir gezide okumak yerine, bir sokağı gözlemledikten sonra okumayı dene.
  • Okuduğun bölümü, gördüğün bir yerle eşleştirmeye çalış.
  • Not almak istersen, her kent ya da her bina için kısa bir cümle yaz.

Kent kitapları bize şehri nasıl göreceğimizi öğretir. Bir şehri tanımanın yolu, onun hakkında yazılan hikâyeleri okumaktan geçer. Calvino ve Perec, bu yolda iyi birer rehberdir.

Diğer notlar

Deneme · 29 Ekim 2026

Kışın İzmir: yağmur, pencere ve yavaşlayan şehir

İzmir'in kışı yazın gürültüsünü bırakınca neye benziyor? Yağmurlu bir öğleden sonra, pencere kenarı ve sessizleşen sokaklar üzerine kısa bir deneme.

Deneme · 27 Ekim 2026

İmbat çıkmadan önceki o sessiz saat

Yaz öğleden sonralarında körfezden esen imbat, İzmir'in ritmini nasıl belirler? Bir rüzgârın şehrin gündelik hayatına bıraktığı izler üzerine bir deneme.

Şehir Hafızası · 26 Ekim 2026

İzmir'in eski sinemaları: perdeyi kim hatırlıyor?

Şehrin eski sinema salonları neden kapandı, bugün ne kaldı? Bir semtin buluşma yeri olarak sinemalar, afişler ve bellekte kalan seanslar üzerine bir okuma.